Sporx Anasayfa
Facebook Sporx
320,069
Twitter @Sporxcom
33,297
» Puan & Fikstür
» Panorama
Bizi Takip Edin
Bu haberi yazdır
 

37-0

Haberin manşeti her yerde aynı; içeriğe pek takılan yok... "37-0'lık maçta şike iddiası!"

 



16 Aralık 2011 Cuma - 11:29
Sporx.com Yazarlar
37-0

"Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık. Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular, toparlanamadık." Yılmaz Güney

Kırıkhanspor, rakibi Hassasspor'a tam otuz yedi gol atmış; maç seksen dakikadan oluşuyormuş, U-17 kategorisiymiş ve dakika başına bilmemkaç gol düşüyormuş. Averajla liderliği kaybeden bir diğer rakip ise işi yargı yoluna götürmüş. Otuz yediye sıfır maç mı olurmuş.

Haberin ayrıntısına muvaffak olmayı becerebilirseniz, şike demeye utanırsınız. Ama bizim yazılı basını az çok biliyorsunuz; nerede skandal, orada onlar. Yalan da olsa, yalancılıktan beis duymazlar. Revivo'nun da dediği gibi "Türk gazetelerinde doğru olan tek şey günün tarihidir."

Madalyonun diğer yüzü, biraz canınızı sıkacak cinsten.

Hassasspor, ekonomik olarak yokluklarla boğuşan bir takımmış. Her hafta maçlara bir "ağabey"lerinin arabasıyla gidiyorlarmış. Eşofman, çorap, dizlik, ayakkabı hak getire... Hatta, bunları geçtim, düzgün beslenme konusunda da hayli sıkıntılar içindelermiş. Halihazırda, maçta açlıktan bayılan oyuncuları var. Bisküviyle maça çıkmışlar.

Kaleciye soruyorlar; "Nasıl otuz yedi gol yedin?"

Soruda bile art niyet var, nasıl yemişmiş. Çocuk, istifini bozmadan cevaplıyor: "Bisküvi ile karnımızı doyurduk, sakat dizimi kartonla sarıp maça çıktım. Okulda arkadaşlarımın alay konusu oldum, ama hiç önemli değil, rakibimiz bizden hem çok iyiydi, hem de yaş olarak büyüktü. Sakatlığımdan dolayı çok acı çektiğim için, ikinci yarı arkadaşım kaleye girdi."

Ama bu bize yetmez tabii, değil mi? Dürüst olduğunu kanıtlaması için ya açlıktan sahada ölmesi gerekiyor bu çocukların ya da sakatlıktan futbol hayatlarının bitmesi.

Kendi riyakarlığımızı, kendi kirli futbol ortamımızı on yedi yaş altı -ki haberlere göre Hassasspor on yedi yaşından çok daha küçükmüş- gruplara da bulaştırmaktan beis duymuyoruz. Aman, duymayalım. Hatta bir önerim var; geçen sene (24 Aralık 2010'da) sahaya girip Fenerbahçeli U17 futbolcularını dövenler vardı. Hah, bu ekolü yurdun her yerine yayalım. Beğenmediğimiz maçlara zart diye dalıp çoluğun çocuğun ağzını burnunu bir güzel dağıtalım. Futbol sadece bizim kafamızdaki normlara göre oynana kadar gerekirse sürüsüne kıran getirelim.

Ve hatta, mutlu olacaksak; içimiz rahat edecekse şike yapmalarını da sağlayalım. Aman, sahada açlıktan bayılan futbolcusu olan takımın şike yapmadığına dair bir hissimiz olmasın; tüm insani yönümüzü bileyelim.

Ha bir de, şu olacak ileriki günlerde -olursa tabii- bazı hayırseverler çıkıp Hassasspor'a yardım yağdıracak. Kısa dönemli de olsa çok faydası olacak ancak sonra elbette bıkıp ilgilerini kaybedecekler. İkinci bir 37-0 vakası yaşanana dek Küba orijinli purolarını tüttürüp yurt dışından getirttikleri şaraplarıyla iş görüşmeleri, ihale alımları yapacaklar. Aynı Van depreminde yaptıkları gibi. Onlar duyarlı, Hassasspor şikeci olarak kalacak. İnsan, en son duyduğunu hatırlar. Bizde böyle kalacak; tarih Hassasspor'un şikeci olarak anılmasını istedi... Kusura bakmayın çocuklar, futbol sadece bizim kafamızdaki şablona göre oynanmalı!

Hala tutup da, "Yirmi adam bir topun peşinde koşuyor" diyebilecek kadar ruhsuz insanlar var mıdır merak ediyorum. Tamam, koşuyor. Ama bir sor, neden koşuyor. Bu çocuklar aç oldukları halde, ki sahada yaşamlarını yitirebilirlerdi, neden maça çıkıyorlar? Ne bunların zoru?

Çünkü futbolun yarattığı hissiyat, evrenseldir. Dünyanın neresinde olursan ol, hangi yaş grubundan olursan ol bir kez içine o virüs girdi mi; kopamazsın. Sakatlanıp evde yatıyor olsan bile, çoraplarından top yapıp yattığın yerden sektirirsin. Oynayacak kimseyi bulamazsan duvarla paslaşırsın. Açsan, bisküvi yiyip çıkarsın. Aklında sadece futbol olur. O virüs sana bulaşmadan önce, Yılmaz Güney alıntısından esintiyle, ufak şeylerle mutlu olabilecek birisisindir. Ama ondan sonrası, bambaşka.

Üzüntüm şu ki, futbol nerede oynanıyorsa oynansın; içine maddi kaygıları biz soktuğumuz zaman hep sahadaki çocuğun, adamın aklını okuma gayesine düşüyoruz. Topu mu ıskaladı? Kesin şike. Rakibi mi tutamadı? Kesin şike. Teknik direktör formda oyuncusunu mu kesmiş? Kesin şike.

Şike şike şike... Eh, bırakalım da futbol oynasınlar yahu!

twitter.com/alper_kaya

Etiketler : Alper Kaya   
Bu haberi yazdır yorum yaz - 7 yorum
Diğer 'Alper Kaya' Yazıları

Yorumlar

Yorumları okumak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

37-0
En çok okunan haberler
Bobo Türkiye'ye dönüş yolunda (Türkiye Transferler)
En çok yorumlanan haberler
Bu Brezilyalı Aslan olabilir! (Türkiye Transferler)
En çok izlenen videolar
Araba
DACIA SOLENZO
2005 / 40.000 km
DACIA SOLENZO - 1.4 RAPSODI
Manisa
13.750 TL
OPEL VECTRA
1996 / 1.200 km
OPEL VECTRA - 1.6 GL
Gaziantep
15.500 TL