
Atıf Yılmaz büyük yönetmen...
Hemen hemen her filmi, döneminin çok ötesinde; ayrıca görünenin de ötesinde. "Asiye nasıl kurtulur?" da öyle... 70'lerin başında Vasıf Öngören'in senaryosunu yazdığı bu film, çeşitli sebeplerle kötü yola düşmüş olan bir kadının kurtulma çabasını ve o bu çabasını verirken rast geldiği enteresan durumları anlatır. Filmin asıl bombası da şudur: Sonunda çalıştığı geneleve patroniçe olan 'Asiye'nin üzerinde, tüm film boyunca onunla uğraşan 'fuhuşla mücadele derneği'nin başkanının kıyafetidir... Esasen, tam bir dönem filmi olarak çok iyi bir aynadır "Asiye nasıl kurtulur?"
'Teşbihte hata olmaz'a sığınıp gelişine dömivoleyi çakalım: Son beş yılda Ankaragücü'nün futbol bazında bir muameleye uğradığına kaçımız şahit olduk? Futbol hayatsa, adı sürekli bazı şahısların gölgesinde kalmış olan Ankaragücü bu hayatın tam olarak neresinde?
Ankaragücü'nün kurtulma mücadelesini sadece bugüne has sanmak da hata bir yerde. 80 darbesiyle başlıyor bu peri masalı. Yıllardır bir şekilde tutunduğu lige, kazandığı Türkiye Kupası ile Kenan Evren'in eliyle çıkartılıyor netekim.
Hani 2000'li yıllardaki bazı maçlara 'devlet eliyle şike' diyoruz ya, hah, bu şike bile değil! Avrupa'da çok başarılı olan Galatasaray'ın kupalardaki eleme sisteminin değişmesine sebep oluşu gibi uğruna tek seferlik kanun çıkan bir takım var. Ankaragücü, köklü geçmişin sembolleştirilmesinin müthiş bir örneği oluveriyor. O günlerden bugünlere kör topal gelir...
'Allah herkese şehrinin veya ilçesinin takımıyla ilgilenen bir belediye başkanı versin' desek bir türlü, demesek bir türlü. Bir köşede, iki kulüp kapattıran ve başka bir tanesinin 100. yılını mahveden Melih Gökçek var; diğer köşede mesela, adeta "Beykozlular da futbol izlemesin" diyebilen Beykoz belediye başkanı veya Kocaelispor'u mahveden Kocaeli belediye başkanı var... Aşağı tükürsek sakal, yukarı tükürsek bıyık; sizin anlayacağınız.
Hiçbir yere tükürmeyip sürece el atalım.
Son dört yılda dört başkan değiştiren ve sayısız yasadışı kongreye mağruz kalan Ankaragücü nihayet güneşi gördü: Sami Altınyuva başkan oldu ve kara kara düşünmeye başladı Asiye'nin nasıl kurtulacağını...
Basına yansıdığı kadarıyla ilk etapta yükte hafif pahada ağır olanları elden çıkaracakmış başkan. Özgür Çek, Hürriyet, vesaire, vesaire. Velev ki yaptı, bunun geçici bir çözüm olacağını o da biliyordur muhakkak.
Bu futbol ortamında kalıcı çözüm getirmek çok da mümkün değil takdir edersiniz ki. Hemen hemen çoğu izleyici, Karabük maçı sonrası primi yatırılan Ankaragüçlü futbolcular gibi sorunların hallolduğu izleniminde olabilir. Olmasın. Ankaragücü öyle bir batağa saplandı ki borçla primle hallolmaz.
Kalıcı çözümleri güncel albenilerle süslemek önemli. Yoksa maazallah Asiye gibi kurtulmak istediği şeye dönüşüverir insan... Peki bunca harf karmaşasından sonra ciddi ciddi soralım; Ankaragücü nasıl kurtulur?
· Futbol dışına taşarak; kültürel faaliyetlerle. Mesela kulüp bir Ankaragücü belgeseli çektirip DVD'sini satışa sunabilir. Bunun gibi çok değil altı tane proje olsa kulüp üzerindeki ölü toprak kalkmaz mı?
· Kaleyi içten fethederek yani futbolla. Mesela ara dönemde Ankara'da bir turnuva peydah edip geliriyle nefes alabilir ve küskün Ankara futbolseverlerini tribüne çekerek. Veya futbolcuların (sadece Ankaragüçlüler veya aktif oynayanlar olmasa da olur) futbol sempozyumu düzenlenebilir.
Bunlar gelir getirmekten ziyade, bu filmin sonu nasıl gelirse gelsin başkente yakışır bir mücadele ortaya koymaya yönelik öneriler...
Seksenden beri göremediğimiz o Ankara rüzgarı, essin artık be kardeşim!
http://twitter.com/alper_kaya