
Galatasaray-Fenerbahçe derbisi için "dünya çapında" deniliyor.
Doğrudur veya yanlıştır; bilemem. Neticede bu işlerin parametreleri değişir. Size göre takımların geçmişi ve eski maçların skorlarıdır derbiye heyecan katan ve onun statüsünü arttıran... Bana göre ise uzun vadede etkileri ve madem dünya derbisiyse hangi ülkelerde naklen yayınlandığıdır.
Önemli bir maç, heyecanlı... Şüphesiz! Peki ya bu heyecanla ezdiğimiz, örselettiğimiz futbol emekçileri ne olacak?
22 Nisan 2006'yı hatırlayanınız var mı mesela?
Ligin 31. haftası; iki takım şampiyonluk virajında. Galatasaray, Kadıköy'de Fenerbahçe'ye 4-0 yeniliyor. Tek bir şeyi hatırlatacağım:
Hasan Şaş'ın derbi sonrası gazeteye verdiği demeç...
"Hoca geldi ve kadroyu tahtaya yazdı... Soyunma odası buz kesti, içimden 'Yandık!' dedim ama tabii dışarıya bunu fark ettirmiyorum.
Herkesin yüzü allak bullak! Yine de sahaya çıkarken çocukları motive etmeye çalıştık..."
Hasan Şaş'ın motivasyonunu bozan çocuklar; Ferhat ve Uğur. Yani Galatasaray alt yapısı çıkışlı ve o sezon hayli iyi gelişim gösteren iki pırlanta gibi çocuk... Ferhat için geleceğin Ergün'ü deniliyor; Uğur Uçar kulübün en genç kaptanı olmuş! Ama yapılan muameleye bakın.
Bu psikolojik çöküntü, 20. dakikada skorun 2-0 olmasına neden olur.
29. dakikada "genç" Uğur oyundan alınır. 90 dakikanın günahını sırtlanmak Ferhat'a kalır... Sonra?
2006-2007'de milli takımın Avrupa şampiyonası elemelerinde kendi yaş grubunun değişmez elemanı olan fakat Galatasaray'da hiçbir zaman as düşünülmeyen bir Ferhat çıkar ortaya. Uğur ise bir Konya deplasmanında eski Galatasaray'lı Batista tarafından sakatlanır ve iki yılı aşkın süre toparlanamaz...
Bu sakatlığa dair Batista'nın şöyle bir yorumu olacaktır (yaklaşık bir yıl sonra): "Açıkcası Uğur niye hala iyileşmedi bilmiyorum. Anlam da veremiyorum. Bu kadar büyük bir sakatlık değild!"
Uğur'un ve Ferhat'ın o nisan akşamı çöken psikolojileri yama tutmamış; patlak vermiştir. İkisi de inişe geçer. Uğur önce Kayseri'ye kiralanır ve döner, ancak olmaz. İlk profesyonel maçında rakibi olan Ankaragücü'ne satılır. Bu hafta ekonomik sebeplerle fesh ettirdiği sözleşmesi akabinde boşa çıkar...
Ferhat ise Manisa macerası sonrası Trabzonspor'dadır. 12-17 maç civarı oynar sezonlarca. Senede bir kez A2'ye yollanır illa. Hala istikrarını sağlayamadı...
Türkiye A milli takımının düzenli ve istikrarlı bir defans oyuncusunun olmayışını sadece derbilere yıkmak anlamsız ama şunu da kabul edelim; taraflı-tarafsız, derbiler bizim günah keçimiz. Ülke futboluna dair yegane tespitlerimizin sırtını dayattığımız, taraftarlık mastürbasyonumuzu tüm yurt sınırlarına yaydığımız ve hatta geleceği ipotek ettiğimiz biricik futbol organizasyonumuz!
Ne desek boş, kimin kazandığı umrumda da değil. Ferhatlar, Uğurlar kaybettikçe kazanmanın çok da değerli olmadığı kanaatindeyim!
twitter.com/alper_kaya