
İyi kötü, kör topal ilerleyen sistemlere çomak sokmayı hobi bellediğini ayan beyan belli eden güzide federasyonumuz geçtiğimiz hafta harika bir karar alıp Türkiye Kupası'nın statüsünü alaşağı ediverdi.
Bölgesel liglerden eleme usüllü maçlara, tarafsız sahada yarı ve çeyrek finallere kadar bir sürü enstantaneyi bizlere kazandırdı. Ha, merak edip baktım; final Türkiye'de oynanıyor. Onu tarafsız bir ülkeye almayı unutmuşlar. Futbol keyfimizde yarattıkları buzdolabı etkisinin gazıyla kutuplara falan alırlar diye bekledik ama, olmadı yar.
Kısaca değinelim bin taklalı yeni kupacığımıza: İlk etapta TFF 3. Lig'den bir üste yükselen altı takım ve TFF 2. Lig'deki bir önceki sezonun ilk sekizer takımı (on altı takım) karşılaşacak ve onbir adedi Mehmet Ali Aydınlar statüsü şehidi olarak elenecek.
Sonrasında, TFF 1. Lig'den Süper Lig'e çıkamayan kulüpler ve Süper Lig'den düşenler ile ilk etabı geçenler maç yapacak ve on dört kulübümüzü geride bırakıp yola devam edeceğiz.
Son eleme turunda nihayet Süper Lig'in yan gelip yatma yeri oluşunu fırsat bilen kulüpler çıkacak meydane; hepsi birbirinden merdane!
Süper Lig'deki düşmemiş olan on beş kulüp ve TFF 1. Lig'den yükselen üç kulüp -nam-ı diğer "paşa torunları"- iki ön eleme birden geçip kucaklarına düşmüş olan kulüplerle maç yapacak...
Çeyrek ve yarı final maçları ile final maçı ise tarafsız sahada oynanacak...
Pek kıymetli futbol büyüklerimizin bize dayattığı kupa sistemi böyle.
Of çektiren play-off'u Digitürk vasıtasıyla bizlere dayayan federe futbol yöneticilerimiz acep hangi para aşığı rant kovalayıcısına uyup bu sistemi getirmiş ola?
Rant nerede; Süper Lig'de. O halde onlara zeval gelmesin, aman diyeyim bu paşazadeler incinmesin; biz TFF 3. Lig kulüplerine üvey evlat muamelesi çeksek de olur. Ama unutmayın ağalar, uysal atın çiftesinin pek olduğu vakidir; 3. Lig bir hapşursa Türkiye sallanır...
Koltuğunuzu sağlam yerlere dayadığınıza emin olasınız!
http://twitter.com/alper_kaya