
Neden bu işi beceremiyoruz ? İşlerin yolunda gittiğine kalbimizi inandırırken aklı neden devreden çıkarıyoruz ? İlk devredeki oyun planı neden bozuluyor ? Yoksa soruları yanlış yere bakarak mı soruyoruz ? Maça bakarak göremediklerimiz varsa ne yapmalı ?
Göremediklerimizin cevabını geçmişte bulmaya devam edebiliriz: 4-5 maçtır ortalama 70 sayı atmakta zorlandığını biliriz de maçı izlerken bunu aklımıza getiremeyiz. Sonuca gitmeden periyodlara bakarak da belirtebilirizki: uzun süredir 20 sayı üzerine çıkamıyor, bunu başarsa da rakip plan değiştirebiliyor ve cezayı kesiyor. Geçmişi kopuk kopuk görürseniz sonuç geleceği değerlendirmenizde hatalar olacaktır.
Oyunun rakibi yanında savunması da vardır elbette: rakibi periyodlarda 17 sayı altında tutmakta sıkça zorlanıyor. Bir başka deyişle: rakip yine çözüme gidebiliyor ve uygun oyuncularla farkı açabilecek kadar sayı atabiliyor. Yine de bunu geçmişi bilmeden görmek zordur. Maçı izlerken yeterince bilgiye sahip değilseniz sonucun değişiyor olması şaşırtıcı gelebilir. İlk devre toparlandığı düşünülen Galatasaray MP bu gerçeklerden dolayı dağılmıştır.
Bu gerçekleri varken, yok görmek Takım'a yapılan ihanettir. Bunu görmezden geldikçe, koşulları zorlamak aleyhte sonuca götürmektedir.
Artık yeni bir düzene geçilmiştir: maç içi performansın daha düşük kalacağı, arada parlamalar olsa da sonuca götüremeyeceğini düşündüğümüz dönemdir. Okuru tekrar davet ederim: geçmişi bilmeden geleceği çizemezsiniz. Periyodlar veya devreler, yine de birine bakmadan 'nerede hata var ?' sorusunu cevaplamak kalben inanmaktan öteye geçmeyebilir.